SON DAKİKA

ABD İLE GÜVENSİZ BÖLGE!..

DÜNYA, GÜVENLİK, SİYASET, YORUM & ANALİZ

MÜŞTEREK HAREKAT MERKEZİ!..

GÜVENLİK, YAZARLAR, YORUM & ANALİZ

GELECEĞİMİZ İŞGAL EDİLDİ; HALA UYUYORUZ!..

Bu haber 25 Temmuz 2019 - 13:36 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Üniversiteler ve YÖK’ten başlamak üzere, Bakanlık dahil tüm eğitim sistemi hemen şimdi temizlenip, milli hale getirilmezse, fiili işgale gerek yok.. Geçmiş olsun.. Vatan elden gitmiştir!.. Seferberlikse, seferberlik!.. Ne gerekiyorsa hemen yapılmalıdır!.. Köprüden önceki son çıkıştayız!..

Milli Eğitim Sistemimizin ‘milli’ olmadığını; halen 1949 yılında İsmet İnönü’nün CIA Fullbright Anlaşması hükümleri gereğince, eğitim müfredatımızı ABD’nin belirlediğini defalarca bu sayfada dile getirdik.

Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın ve gençlerimizin her geçen gün deizm ve ateizm potasında hızla eridiklerini, bir an önce, hiç vakit kaybetmeden eğitim sistemimizin FETÖ gibi her türlü pislikten arındırılarak ‘MİLLİLEŞTİRİLMESİ’ hususunda yetkililere seslendik.

Aralık 2018 tarihinde İzmir Ödemiş Kaymakçı Çok Programlı Lisesi Müdürü Ayhan Kökmen’in iki öğrencisi tarafından öldürülmesi olayının aydınlatılması için görevlendirilen Milli Eğitim Müfettişi Doğan Ceylan’ın hazırladığı, Duygusuz Nesil Tehlikesi hakkındaki rapor; eğitim ve öğretim açısından hangi noktada olduğumuzu tekrar çek etme babında çok önemli olduğu için, Rapor’u tekrar gündeme getirme ihtiyacı hissettik.

2018’de hazırlanan bu rapor hakkında çok yazılıp çizildi. Fakat, etkili ve yetkililer aradan geçen bir yıl içerisinde bu konuda ne yaptılar bilmiyoruz. Bir yıllık süre içerinde çocuk ve gençlerimiz için ne gibi olumlu önlemler alındığı, sonucun ne kadar verimli olduğu veya olmadığı hakkında ilgili kurum tekrar bir rapor hazırladı mı, hazırlamadı mı, onu da bilmiyoruz.. Açıklarlarsa memnuniyetle yayınlarız..

Milli Eğitim Müfettişi Doğan Ceylan’ın hazırladığı rapor şöyleydi. (Allah kendisinden razı olsun.)

“DUYGUSUZ NESİL TEHLİKESİ”

Hayatın gerçeklerinden habersiz, duygusuz ve bencil bir nesil geliyor. Şehitler için gözyaşı döken kendi ana babalarını anlamıyorlar. Başkalarının çocukları için ağlamaya anlam veremiyorlar. Yanı başımızdaki savaşlar, acı çeken çocuklar, ölen on binlerce insan onları hiç ilgilendirmiyor.

Tüm acı gerçekleri çizgi film tadında izliyorlar ve yürekleri hiç acımıyor. Hayatlarının odağındaki tek şey eğlenmek… Eğlenemedikleri tüm zamanları kendilerine bir işkence olarak görüyorlar.

Kendileri için yapılan fedakârlıkların hiç farkında değiller. Kıymet bilmiyorlar ve vefasızlar. Herkesi kendilerine hizmet etmek için yaratılmış görüyorlar. İnsanlara verdikleri değer, onların isteklerini yerine getirebildikleri ve ne kadar eğlendirdikleriyle orantılı.
Hayatlarında eğlenmekten başka bir amaç olmadığı için artık tek eğlence kaynağına dönmüş telefon ve tabletlerini ellerinden aldığınızda dünyanın sonunun geldiğini zannediyorlar.

Çocuklar hayattan bihaber. Açlık nedir bilmiyorlar, yedikleri önlerinde, yemedikleri arkalarında, acıkmalarına fırsat bile vermiyoruz. Öyle ki yemek yemeyi bile işkence görür hale geliyorlar.

Susuzluk nedir, hiç bilmiyorlar. Hiç susuz kalmamışlar. Üç adımlık yolda bile susarlar diye yanımızda içecek taşıyoruz. Çocuk daha ‘susadım’ demeden ağzına suyu dayıyoruz.

Çocuklar hiç üşümüyor. Soğuk havalarda evden çıkarmıyoruz. Okula giderken kırk kat sarmalayıp çıkarıyoruz, hiç titremiyorlar.
Çocuklar hiç ıslanmıyorlar. Evden arabaya kadar üç metrelik mesafede şemsiyesini başına tutuyoruz. Saçına bir tek yağmur damlası düşürmüyoruz.

Yorgunluk nedir bilmiyor çocuklar. İki adımlık mesafelere bile arabayla götürüyoruz, yorulmasınlar diye.

Yokluk nedir bilmiyorlar, daha istemeden her şeyi önlerine sunuyoruz. Bu yüzden varlığın kıymetini bilmiyorlar. Çocuklar hissetmiyor yaşamı. Açlığı bilmedikleri için açlara acımıyor, üşümek nedir bilmedikleri için sokaktaki evsizleri umursamıyor.

Raporu okuduktan sonra; ‘efendim şu paragraf öyle değil, şöyle olmalıydı. Öyle bir şey yok!’ diyen olduğunu sanmıyorum.

Bugünün şartlarında, raporun eksiği var, fazlası yok!..

Hala eğitim sistemimiz olabildiğince rezil.. Hem ahlaki açıdan, hem de aldıkları eğitim açısından gençlerimiz bitik durumda!..

İlgili, etkili ve yetkili olanlara tekrar sesleniyoruz; ‘’ Geleceğimiz yok oluyor!.. Göz göre göre yok oluyor!.. FETÖ’nün de ‘ini’ olan milli eğitim sisteminin temizlenmesi için ne zaman harekete geçilecek?!.. Bu bir ‘beka’ meselesidir!.. Ülkemiz kendi(!) evlatlarımız tarafından işgal(!) ediliyor!.. Yarın bu gençler işgalci güçlerin uşağı olarak kendi memleketlerinde parya olacaklar!.. Üniversiteler ve YÖK’ten başlamak üzere, Bakanlık dahil tüm eğitim sistemi hemen şimdi temizlenip, milli hale getirilmezse, fiili işgale gerek yok.. Geçmiş olsun.. Vatan elden gitmiştir!.. Seferberlikse, seferberlik!.. Ne gerekiyorsa hemen yapılmalıdır!..

Yusuf Karamanoğlu/DipDalga.com

Yusuf Karamanoğlu
Yusuf Karamanoğlu iletisi@dipdalga.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.