SON DAKİKA

ABD İLE GÜVENSİZ BÖLGE!..

DÜNYA, GÜVENLİK, SİYASET, YORUM & ANALİZ

MÜŞTEREK HAREKAT MERKEZİ!..

GÜVENLİK, YAZARLAR, YORUM & ANALİZ

İNGİLTERE’DE BORIS JOHNSON, TÜRKİYE’DE ABDULLAH GÜL PROJESİ!..

Bu haber 24 Temmuz 2019 - 1:50 'de eklendi ve kez görüntülendi.

İngiliz derin devletinin, 2012 yılında İngiltere ve Türkiye olmak üzere iki ayaktan oluşan bir proje hazırladığı, fakat yeterli şartlar oluşturulamadığı için bugüne ertelediğine dair şok bilgilere ulaşıldı.

Dünya’nın en büyük sömürgeci devleti İngiltere’dir. ‘’Deniz aşırı toprakları başta askeri müdahale olmak üzere ‘çeşitli yollarla’ ele geçirmek ve orada hakimiyet kurup toplumlar üzerinde siyasi, iktisadi ve kültürel alanlarda üstünlük sağlayarak bunların her türlü imkanlarını kendi menfaati için yağmalamak’’ olarak tanımlayabileceğimiz sömürgecilik, geçmişten günümüze farklı şekillerde uygulanmış, uluslararası devlet ilişkilerinin başlıca anlaşmazlık ve çatışma sebebi olmuştur.

İngiltere, sömürgecilik konusunda en tecrübeli olan ülkedir. Kullandığı en önemli ve etkili yöntem; sömüreceği ülke insanları içerisinden kendisine tam bir sadakatle bağlı, görünüşte o ülkenin kimliğine bürünmüş fakat aslında kraliçenin sadık bir kulu olanları kendi amaçlarını gerçekleştirmek için kullanmaktır.

BORIS JOHNSON, 2012’ DE YARIM KALMIŞ BİR PROJEYİ TAMAMLAMA HAMLESİDİR

Dipdalga.com haber kaynaklarından edinilen bilgiye göre İngiltere’nin yeni başbakanı Boris Johnson’ın ‘Başbakanlığı’ 2012 yılında planlanmış fakat o günkü şartlar buna elvermediği için proje yarım kalmıştır.

İngiliz derin devletinin Türkiye üzerindeki hesabı; yetkileri daraltılmış bir Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve icra makamı olan ‘Başbakanlık’ ta ise, İngiltere’nin sorun yaşamayacağı Abdullah Gül olan bir Türkiye modeli idi. Aynı zamanda, o tarihte Londra Belediye Başkanı olan Boris Johnson’ı İngiltere Başbakanı yaparak; Abdullah Gül – Boris Johnson ikilisinin çalışmalarıyla da İngiltere’nin Orta Doğu pazarına açılımını sağlamaktı. 2012 projesi buydu. Fakat bu projenin gerçekleşmesi için şartlar oluşturulamayınca bugüne kadar ertelendi. Theresa May’e ağlaya ağlaya görevi bırak-tırıl-masının ardından bugün Boris Johnson’ın İngiltere Başbakanı olarak göreve getirilmesi; 2012 projesinin İngiltere ayağının tamamlandığı anlamına gelmektedir.

YARIM KALAN 2012 PROJESİNİN TÜRKİYE AYAĞI NEDİR

Boris Johnson’ın İngiltere Başkanı olarak göreve getirildiği tarih tesadüfi değildir. Ak Parti’nin tarihinin en zayıf döneminde Johnson göreve getirilmiştir.

Türkiye’de 2012’de gerçekleştirilemeyen ‘Abdullah Gül’ün Başbakan olarak icranın başına getirilmesi projesi’; ‘Ali Babacan ile Ak Parti’yi böl, Abdullah Gül’ü Başkan yap’ projesine dönüşmüştür.

Artık icra makamı olarak Başbakanlık Kurumu olmadığı için, hedef Erdoğan’ı indirmek ve Abdullah Gül’ün ‘Başkan’ olmasını sağlamaktır. İngiltere, 2012’de hazırladığı projeden Abdullah Gül’ü çıkarmamış, bilakis aynı proje hızla devam ettirilmektedir. Babacan konu da bu bağlamda değerlendirilmelidir. Ali Babacan’ın sahneye çıkarılması; Ak Part’nin bölünmesi ve Gül’ün Başkanlığa gidecek yolunun açılmasını sağlamak için yapılmış bir hamledir.

İNGİLTERE, TÜRKİYE İLE İYİ İLİŞKİLER KURMA PEŞİNDE Mİ

İngiltere’nin ülkemiz üzerinden amaçlarını geçekleştirebilmesi için, Türkiye ile ilişkilerini düzeltmeye çalışması strateji gereğidir. Türkler ve Türkiye’yi seviyoruz mesajları da strateji gereğidir. İngiltere’nin Türkleri sevdiği doğrudur. Fakat sevdiği Türkler; Kraliçeye sadakatle bağlı, kendi vatanına ihanet eden, hain Türklerdir.

Boris Johnson bir Osmanlı ve Cumhuriyet düşmanının torunudur. Dedesi Ali Kemal, Türkiye’de ‘İngiliz Muhibler Cemiyeti (İngilizleri Sevenler Derneği)’ nin kurucusudur.

Basında, bugünden itibaren (daha önce ABD eski Başkanı Obama göreve geldiğinde yapıldığı gibi) Boris Johnson’ı göklere çıkaracak bir sürü yazı yazılacak ve İngiltere’nin geçmişte ülkemizde yaptıkları unutturulmaya çalışılacaktır. Johnson’ın Osmanlı torunu olduğunu, aslında Müslüman olduğunu, Türkiye için bir nimet olduğunu yazıp çizenler ve Boris’in dedesi Ali Kemal’in İngiliz Muhipler Cemiyeti’ni kurarak yapmaya çalıştığı gibi İngiliz hayranlığı ve sevgisi üzerine algı çalışmaları yapanlar olacaktır. Osmanlı’nın yıkılışını İngilizler sağlamamış, ülkemizi işgal etmemiş, Çanakkale’de dedelerimizi onlar şehit etmemiş gibi, hatta günümüzde FETÖ’cü hainlerin sığınağı olmamış gibi davranmamız, geçmişi hatırlamamamız için her türlü propaganda yapılacaktır. Tüm bunlar dünyanın en büyük sömürgeci devleti olan İngilizlerin hedeflerine ulaşmak için kullandığı stratejiden ibarettir.

Bugün sermayeleriyle beraber kendilerine sığınan FETÖ’cü hainleri İngiltere’nin bağrına basması; sadece hain Türkleri sevdiklerinin güncel ispatıdır.

Türkler, tarihsel akış içerisinde her ülke ile iyi ilişkiler içerisinde olmuş, hakim olduğu topraklarda huzur ve barışı sağlamıştır. Karşı taraf iyi niyetini bozmadan ve harekete geçmeden asla harekete geçmemiş, öncelikli olarak hep savunmada kalmış, gerektiğinde de hadlerini bildirmekten çekinmemiştir.

Bugün ABD’nin Türkiye’nin tüm iyi niyetine rağmen takındığı düşmanca tavır ve kötü niyetinin tam olarak anlaşılmasından sonra ilişkilerimiz her geçen gün kötüye gitmeye devam etmekte, doğal olarak ta ülkemizde Amerikan düşmanlığı her geçen gün artmaktadır.

İngiltere, ABD’nin pozisyonuna düşmemek ve Türkiye ile ilişkilerini iyileştirmek istiyorsa; öncelikle iyi niyeti ispat etmesi, kucakladığı tüm FETÖ’cü hainleri kaçırdıkları sermayelerle beraber iade etmesi gerekir. Çankırılı Johnson’ın dedesinden neler öğrendiğini zaman içerisinde tecrübe edeceğiz.

Türkler, tarih boyunca kendisine bir adım yaklaşana, iki adım yaklaşarak karşılık veren bir ülke olmuştur. Yıkıcı değil, aksine yapıcı ve gittiği her yere medeniyet götüren bir millet olmuştur. Ama, kendi ulusal güvenliğini, ülke çıkarları ve ihanet söz konusu olduğunda en şiddetli şekilde karşılık vermekten de çekinmemiştir.

İngiltere’nin 2012 projesinin Türkiye ayağını tamamlama çalışmaları ve Türkiye’de İngiltere’nin çıkarları doğrultusunda hareket edecek bir İCRA makamını oluşturma çabaları; tarihte olduğu gibi, bugün de İngiltere’nin iyi niyetli olmadığının göstergesidir.

Türkiye için, komşu ülkelerle iyi ilişki içerinde olmak, amacı ve hedefi sömürge olan devletlerle iyi ilişki içerisinde olmaktan çok daha önemli ve elzemdir.

Türk halkının ve yetkililerin bu konuda ve son dönemde ülkemiz etrafında meydana gelen hareketlilikler konusunda son derece uyanık olmalarını ve gelişmeleri ‘milli hassasiyet’ süzgecinden geçirerek değerlendirmelerini ümit ediyoruz.

DipDalga.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.