SON DAKİKA

ABD İLE GÜVENSİZ BÖLGE!..

DÜNYA, GÜVENLİK, SİYASET, YORUM & ANALİZ

MÜŞTEREK HAREKAT MERKEZİ!..

GÜVENLİK, YAZARLAR, YORUM & ANALİZ

TELEGRAMLA BEYİN HACKLEME!..

Bu haber 23 Ağustos 2019 - 22:21 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Şu anda İsrail hükumeti, her canlıyı, sadece insanlar değil, 24 saat 365 gün kontrol altında tutuyor. Bunu İsrail dışında, bu işin ne kadar önemli olduğunu anlayıp bir kontrol haline getiren bir de Çin var.. Batı’da bunu belki devletler yapmıyor ama şirketlere hiç bakan yok.

Dünya sermayesini kontrol eden güçler, dünyanın da kontrolünü ellerinde tutmak için her alanda olduğu gibi, gizli bilimsel çalışmalara da milyarlarca dolar harcayarak devam ediyorlar.

İnsanın nefsi, siyasi ve maddi gücünün büyüklüğüne göre ‘büyüklenir’ derler. Yani, yoksul, kıt kanaat geçinen birisinin nefsi, Firavun gibi tanrılık iddiasında bulunamaz. Ancak, elinde dünyayı yönlendirecek güce sahip olan kişilerin nefsi ‘firavunluk’ iddiasında bulunabilir.

Dünya’nın gidişatını değiştirebilecek, ülkelerin kaderleriyle oynayabilecek, milyonlarca insanın ölümüne sebep olabilecek güce sahip olan şu an iki aile mevcut. Rockefeller ve Rothschild aileleri.. Dünyanın en nefret ettiği iki aile… Firavun’un günümüzdeki versiyonları..

Rockefeller ve Rothschild ailelerinin, ‘kök hücre’, ‘gen’, ‘ölümsüzlük’, ‘kitlesel kontrol araçları’ gibi konularda yaptırdıkları bilimsel araştırmalar; Firavun soyu ve zihniyetinin günümüzde de hala devam ettiğinin göstergesidir.. Tabii ki, her firavunun da bir Musa’sı vardır!..

Telegram, yani zihin kontrolü üzerinde yapılan çalışmalar da aynı hastalıklı beyinler tarafından üretilmiş ve çok tehlikeli bir silah haline gelmiştir. Hasta beyinli Firavun artıklarının, ‘telegram’ teknolojisi ile istenilen kişinin ya da kitlelerin beyinlerini hackleme, insanları istedikleri gibi yönlendirme konusunda maalesef başarılı oldukları bilinmekte.

TELEGRAM TEKNOLOJİSİYLE BEYİNLERİMİZ HACKLENİYOR

Yakın tarihte, 2018 yılının Ocak ayında 48’incisi yapılan Davos Zirvesinde de Telegram gündeme gelmiş, hatta, zirveye katılan Cüneyt Zapsu, Prof. Harari’nin konferansından çıktıktan sonra dehşet içerisinde konuyla ilgili şunları söylemişti;

“Dünya Ekonomik Forum siyasi bir sirk değil sadece. 90’ların başında ilk geldiğimde kök hücre konuşuluyordu, 15 sene sonra dünya konuşulmaya başlandı… Bu sene dikkatimi çeken, beni de rahatsız eden bir konu… Prof. Harari’nin oturumuna girdim, bazı notlar aldım… Çok değil, 15-20 yıl sonra insanların bambaşka bir cins haline gelme durumu var. Şu an son insan jenerasyonu… Bizden sonraki jenerasyon bağımsız olarak yaşayamayacaklar… Küçük bir elit grup idare edecek insanlığı, sadece memleketleri değil… Bağımsız düşüncelerini kaybetmiş bir insanlıktan bahsediyoruz… Beynimiz hacklenmeye başlandı bile. Beyin dalgaları bir takım biyometrik sensörlerle ölçülmeye başlandı. Bunlar elektrik akımına çevrilerek analiz edilmeye başlandı. Sizin ne düşüneceğinizi, birini gördüğünüz an nasıl reaksiyon vereceğinizi anlamaya başladılar… Kurtulmanın imkânı yok. Siz akıllı telefon kullanmasanız bile yanınızdaki kullanıyor. Veriler ışık hızıyla depolanıyor.. Bundan sonra, bu biyo-teknolojinin sahipleri bizi yönlendirecekler. Ne yiyeceksin, ne içeceksin… Prof. Harari Kudüs’te Hebrew Üniversitesi’nde. Buna rağmen enteresan bir şey söyledi. Şu anda İsrail hükumeti, her canlıyı, sadece insanlar değil, 24 saat 365 gün kontrol altında tutuyor. Bunu İsrail dışında, bu işin ne kadar önemli olduğunu anlayıp bir kontrol hâline getiren bir de Çin var.. Batı’da bunu belki devletler yapmıyor ama şirketlere hiç bakan yok..

Uzaktan yapılan ‘zihin kontrol  istihbarat  teknolojisi’, seçilen kişilerden tutun, belli bölgede yaşayan toplulukların tamamına uygulanabiliyor.

Türkiye ‘de insanların sosyal algı eşiklerinin düşmesi, duyarsızlaşma ve üzerinde ölü toprağı varmış gibi gittikçe mankurtlaşmaya doğru yol alınmasında  acaba Atlantik ötesi zihin kontrol izleri olabilir mi?

Bu teknik ve teknoloji, günümüzde Devlet başkanlarına da uygulanmış mıdır?

Akıl tutulması yaşayan kişilerin, devamlı yanlış kararlar verdirilerek, aldanma hissine kapılmaları acaba birer zihin kontrolü mağduru olabileceklerine dair bir işaret midir?

Bir kişinin fikri neyse zikri de odur demeyin…. Zihni kontrol altında olanın fikri de değişiyor.

Telegram yolu ile yapılan faili meçhul cinayetler ve suikastlar ve birçok toplumsal akıl tutulması konusunda bu teknolojinin panzehrini bulana kadar hayatımız zehir olacak gibi duruyor.

DipDalga olarak; Türkiye’nin zihinsel gündeminde  olmayan bu konu hakkında; biraz düşündürmek ve ilgililerinin önlem almasını sağlamak, vatandaşımızın da duyarlılığını artırarak fayda sağlamak amacıyla gündeme getiriyoruz..

DipDalga.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.