SON DAKİKA

ABD İLE GÜVENSİZ BÖLGE!..

DÜNYA, GÜVENLİK, SİYASET, YORUM & ANALİZ

MÜŞTEREK HAREKAT MERKEZİ!..

GÜVENLİK, YAZARLAR, YORUM & ANALİZ

YÖK, PARALEL YARGI KURUMU MU?..

Bu haber 22 Temmuz 2019 - 2:53 'de eklendi ve kez görüntülendi.

FETÖ’nün asıl ini; YÖK ve Üniversitelerdir!..

YÖK Başkanı Yekta Saraç’ın YÖK’ün kaldırılacağına dair söylentilere cevap babında yaptığı açıklama; ‘söyleyene bakma söyletene bak’ sözünün tam bir tezahürü oldu.

Saraç, Vatan gazetesinden Murat Çelik’e yaptığı açıklamada genel olarak; YÖK’ün kapatılmayacağından, üçlü bir yapının içerisinde küçültüleceğinden ve bunun nasıl olacağından bahsetmiş. Fakat röportajda öyle bir cümle söylemiş ki; Allah söyletmiş!..

Ne diyor Yekta Saraç şimdi ona bakalım. Diyor ki; ‘’Başbakan’ın başkanlığında olan bu kurul, istihdam ile ilgili Türkiye’nin uzun vadeli planlarına göre Yükseköğretim politikalarını tespit edecek ve YÖK’e diyecek ki, buna göre sen stratejini oluştur. Böylece YÖK de, layüsel (sorumsuz) bir kurumsal yapı olmaktan çıkıp hesap verebilir bir kurum haline gelmiş olacak.’’

Evet.. Aynen böyle söylemiş Sayın Saraç!.. Bitmedi.. Röportajın devamında bunu yanlışlıkla söylemediğini de teyit etmiş. Diyor ki;

‘’YÖK’ün üstünde, YÖK’ün hesap vereceği bir kurum… Ve millete hesap veren Başbakan’ın başkanlığında ve kamunun dışında da paydaşların yer alacağı bir kurumsal yapı.’’

Yekta Saraç önce; ‘’YÖK’ün sorumsuz bir kurum olduğunu, en azından kendisinin böyle düşündüğünü ve buna göre hareket ettiğini’’ itiraf etmiş, sonra da yeni kurulacak olan Yükseköğretim Planlama ve Yönlendirme Kurulu’nu kastederek ‘’YÖK’ün üstünde, YÖK’ün hesap vereceği bir kurum’’ diyerek bu itirafın yanlışlıkla ağızdan kaçmadığını, bilerek ve isteyerek söylendiğini tasdik ediyor!..

Şimdi bu itiraf niteliğindeki sözlerden ne anlaşılıyor ona bakalım.

YÖK, sorumsuz bir yapı olduğundan dolayı; kendisine bağlı olan üniversiteler ve bunların başındaki rektörler başta olmak üzere diğer yöneticilerde YÖK gibi sorumsuzdur!.. Onlar kime karşı sorumludur? YÖK’e karşı sorumludur. Bunun dışında hesap verecekleri hiçbir yer yoktur!..

Aslında bu böyle midir? Asla.. Türkiye bir hukuk devletidir!.. Ama uygulamaya gelince;

Maalesef her şey Yekta Saraç’ın dediği gibidir!..

YÖK ve Rektörler 2547 sayılı YÖK Kanunu şemsiyesinde korunmakta, kimseye hesap vermemekteler. Üniversiteler rektörlerin adeta bağımsız ülkecikleri, her istediklerini yapabildikleri ve kimseye hesap vermedikleri birer Amerikan kasabası, rektörlerde bu kasabaların şerifleri gibiler.. Savcılıkların, YÖK karşısında adeta yetkileri alınmış gibi.. YÖK’ten izinsiz hiç bir şey yapamaz durumdalar.. Her dosyayı görevsizlik kararıyla YÖK’e gonderiyorlar..

YÖK, PARALEL YARGI KURUMU MUDUR?..

YÖK’te üst üste yığılmış ve yıllardır üstü hiç açılmayan, FETÖ başta olmak üzere binlerce yolsuzluk, mobbing, görevini ve yetkisini kötüye kullanmak vb. dosya var. Bu dosyaları  savcılık makamlarına, vatanını ve milletini seven, devleti için canını vermeye hazır insanlar; üniversitelerdeki rektörlerin, öğretim görevlilerinin bahse konu ve benzeri suçları hakkında suç duyurusunda bulunmak için veriyorkar. Savcılar ne yapıyorlar; ‘görevsizlik kararı’ ile işlem yapsın diye YÖK’e gönderiyorlar!.. YÖK ne yapıyor; tüm bu dosyaları (ayyuka çıkanlar ve kahraman savcılar tarafından üstüne gidilenler hariç) hasır altı ediyor!..

Soruyoruz;

‘YÖK, paralel yargı organı’ mıdır? YÖK’e savcılıklardan giden FETÖ vb. hakkında ne kadar dosya vardır ve bu konuda YÖK ne yapmıştır? YÖK savcılıklardan gönderilen dosyaların kaç tanesini tekrar savcılığa havale etmiş ve buyrun gereğini yapın demiştir? Eğer eski YÖK bir şekilde mülga edilirse; savcılıklardan YÖK”e görevsizlik kararıyla gönderilen bu dosyalara ne olacak? Bunlarda mı ortadan kalkmış olacak?

 

FETÖ’NÜN İNİ ÜNİVERSİTELERDİR!.. GİRİLECEKSE; ÖNCE BURALARA GİRİLMELİDİR!..

Daha önceki yazılarımızda da belirttiğimiz gibi; üniversitelerin fonksiyonunu çok iyi anlamak gerekir!..

Buradan tüm ilgili ve yetkili kişilere sesleniyorum..

Üniversiteler, FETÖ’nün inidir. Ve buralara 15 Temmuz 2016’dan bugüne kadar üç yıl geçmesine rağmen hala Gİ-Rİ-LE-ME-MİŞ-TİR!..

Neden üniversiteler FETÖ’nün inidir? Bu soru ve cevabı çok ama çok önemli!.. Burayı çok iyi anlamak, anlamayanlara da iyice anlatmak gerekir ki; FETÖ ve benzeri illetlerle bir daha karşılaşmayalım.

Siyasete, bürokrasiye, ticarete, hukuka, aklınıza gelen her alana insan kaynağı sağlayan kurumlar neresi? Üniversiteler değil mi?

Peki, bu FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü, elli yıldır özellikle ‘eğitim alanında’, ‘eğitim kurumlarında’ yuvalanmadı mı? Üniversiteleri ve YÖK’ü es-mi geçtiler? Yoksa asıl yuvaları, inleri burası mı?

Tabii ki bu örgütün inleri, YÖK ve üniversiteler!.. Bunu akletmemek, aptallık değil; hainliktir!..

Yekta Saraç ve ekibi bugüne kadar kendi bünyelerinden kaç FETÖ mensubunu veya büyük yolsuzluk yapmış olan, mobbingle personelini inim inim inleten kaç rektörü tespit etmiş ve bunlara ne yapmıştır?

Buna da vereceğimiz cevap; ‘hiç denecek kadar az’ dır. Nereden mi biliyoruz? Sadece bir örnek vereyim. Savcılık makamına hakkında verilmiş onlarca suç duyurusu olan ve suç duyuruları görevsizlik kararıyla YÖK’e gönderilen, Sayıştay tarafından da tespit edilip Sayıştay Raporlarına girmiş suçları işleyen bir rektör hakkında YÖK 3 yıl hiçbir şey yapmadı!.. Adamın görev süresi bitti.. Yerine başkası atandı…Olay bitti.. YÖK’e göre her şey kapandı.. Ne olacak şimdi bu eski rektöre? Kim hesap soracak ona?.. Ama bunun takipçisi olan vatanseverler oldukça bu ve benzeri olayları kapatmaya kimsenin gücü yetmeyecek!..

Hatta Sayın Yekta Saraç bu tür rektörcüklerini korumak ve kollamak adına yeni atanan rektörlere ‘eski rektör ve dekanlarla uğraşmayın’ diye talimat verdi!.. Bu dekancıklardan bazıları yeni atanan rektörden sızlanmış olacaklar ki; YÖK, bu sefer yazıyla “Yükseköğretimde yönetişim modelini öne çıkaran ‘Yeni YÖK’ olarak, yeni atanan rektörlerce mevcut dekanlara görevlerini bıraktırmaya yönelik herhangi bir tutum takınılmamasını, üniversitelerin çoğulcu bir yönetim anlayışıyla ve mevzuat çerçevesinde bileşenleri ile birlikte yönetilmesini özellikle önemsiyoruz” dedi.

YENİ YÖK NEDİR!.. ESKİSİ HESAP VERMEKTEN Mİ KAÇIYOR!..

Nedir bu Yeni YÖK? Yekta Saraç sürekli bundan bahsetmeye başladı. Yenisi gelince, eskisine ne olacak?

Girişte de bahsettiğimiz üzere, Yekta Saraç itiraf niteliğinde bir cümle kullandı. Allah söyletti deyin, ne derseniz deyin. Ama YÖK davranış sisteminin gerçeği, bu cümlede yatıyor.

‘YÖK sorumsuz (layüsel) bir kurumdur’. Saraç’ın söylediği söz bu. Ben buradan tüm savcılara da soruyorum; ‘’YÖK sorumsuz bir kurum mudur?’’ Çünkü Yekta Saraç öyle görmüş ve görmeye devam ediyor. Bu ne demektir, onu akıl sahiplerinin engin görüşlerine bırakıyorum!..

Tekrar Yeni YÖK kavramına gelelim. Yeni YÖK ile eski YÖK’ün ve bağlı olan hangi kurum ve kuruluş varsa yöneticileriyle beraber bunların tüm günahları hasır altı mı edilmek isteniyor?!

Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere Adalet ve Yargı sisteminde halen cevval bir şekilde, kelleyi koltuğa almış vatanseverler, bu niyette olanlara emellerini gerçekleştirme fırsatını verecekler mi? Hiç boşuna ümitlenmesinler!.. Kursaklarında kalacaktır!.. Bu sistem o kadar da ölmedi daha!.. Suç işleyen kim varsa; kim olursa olsun, eninde sonunda hesabını verecektir!.. İnancımız ve temennimiz budur!.. Duamız budur!.. Beklentimiz budur!.. Hainleri bu dünyada kovalamaya başlayıp, ahirete kadar kovalayacak, hatta orada da kovalayacak yiğitler var olduğu müddetçe; FETÖ ve benzeri örgütler ve iltisaklı olup, yardım ve yataklık edenler, koruyup kollayanlar eninde sonunda hesap VE-RE-CEK-LER!..

Yusuf Karamanoğlu

Yusuf Karamanoğlu
Yusuf Karamanoğlu iletisi@dipdalga.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.